0 (3)

Balat Fener Rum Erkek Lisesi (Kırmızı Okul)

Çok az sayıda kalmış ve faaliyet gösteren Rum okullarından biri olan Fener Rum Okulu, İstanbul’un tarihi Balat mahallesinde yer almaktadır. Hatta şanslı iseniz bu mahallede “Çukur” adlı dizi çekimlerine de denk gelmeniz yüksekle muhtemeldir. Neyse biz yazımıza geri dönelim.

Haliç’in her iki tarafından da görülebilen.Fener Rum Okulu,  kırmızı rengi ve kubbeli mimari yapısı ile hemen göze çarpmaktadır. Patrik Gennadios ile Fatih Sultan Mehmet arasında yapılan anlaşma gereği 1454´te Fener sınırları içinde kurulan okulun günümüzdeki binası 1881 yılında inşa edilmiştir. Okulun adı, “Patrikhane Akademisi” ya da “Rum Mekteb-i Kebiri” olarak bilinmekle birlikte, Cumhuriyetin ilanından sonra Fener Rum Erkek Lisesi adını almıştır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde en yüksek mevkilerde görev almış pek çok Fenerli Rum, baş tercüman, Eflak ve Boğdan beyleri, patrik ve yüksek din görevlileri, bu okuldan yetişmiş ve okul müdürleri de din görevlileri arasından seçilirmiş.

1989 yılında hemen bitişiğinde bulunan “Yuvakimion Kız Lisesi”nden öğrencileri kabulünden sonra günümüze karma eğitim vermeye başlamıştır ve halen de karma eğitime devam eden okulun adı “Özel Fener Rum Ortaokulu ve Lisesi”’olarak değiştirilmiştir. Rum okuluna ait genel tarihi bilgiler bunlarla ilgili olup biraz da okulun mimarisi ve içiyle alakalı bilgilere gelin birlikte göz atalım.

Öncelikle Rum okulunu dışından gören her göz gibi bizde de hayranlık uyandırdı, deyimi yerindeyse aşık olduk. Mimari yapısı hakkında fikir yürütsek de, öğrendiğimiz bilgiler gerçekten bizleri şaşırtmaya fazlasıyla yetti. Bunlardan bahsedecek olursak, Rum okulu bir çok deprem geçirmiş olmasına rağmen 560 yıldır ayakta kalabilmeyi başarmış ender okullardan bir tanesi olmayı başarmış ve depremlere karşı ayakta kalmasını ise antisismik olarak yapılmış olmasına borçlu. Gerçekten günümüzde bile yeni yapılan binaların bu teknolojiyle yapılmıyor olması (Japonlar hariç) fazlasıyla bizleri şaşırttı. Bununla da kalınmamış kırmızı görünümlü tuğla yapısı özel olarak Fransa’nın Marsilya şehrinden getirilmiş. Hatta kırmızı kiremitlerden dolayı “Kırmızı Okul” diyenlerde günümüzde azımsanmayacak düzeyde. Ayrıca bu kiremit hava koşullarına karşı da dayanıklı olduğu için 560 yıldır hiç deforme olmadan (15 yıl önce ufak bir tadilattan geçtiği hatırlatmakta fayda var e..e oda olsun artık) günümüze kadar gelebilmiş. Kırmızı kiremit renginin yanı sıra kendine özgü bir mimari tarzı olan binanın içi de dışı kadar etkileyici. Yüksek tavanlı odaları ve salonları olan okulda tören salonunun duvarlarını süsleyen Homeros’un İlyada destanından esinlenen mitolojik konulu tablolar takdiri fazlasıyla hak ediyor. Tören salonundaki sütun başlıkları, kuş figürlerini andırmakla beraber sanki antik bir tapınağa giriyormuş hissiyatı fazlasıyla hissedilmekte. İstanbul’un bir çok lokasyonunda Rum okulu olmasına rağmen en gösterişlisi elbetteki Fener Rum Erkek Lisesidir. Bu tarihe en yakın olan Rum okulları ise, Zoğrafyon Rum Lisesi ile Zapyon Rum ilköğretim okulu ve lisesidir. Öğrenci yerleşkeleri içinde en kalabalık eğitim veren ise Zoğrafyon ve Fener Rum okulu’dur.

Yine bir yazımızın sonuna gelirken, İstanbul’un kalabalığından sıkılıp kendinize kaçış rotaları aramak istiyorsanız (Tabi İstanbul olunca bir çok kaçış noktası mevcut ama burası da tercihleriniz arasına girebilir diye düşünüyoruz) bu lokasyonda ilk tercihiniz Bulgar Kilisesi sonra Fener Rum Erkek Lisesi ve (hafta içi gitme isterseniz okulun içini de görmeniz mümkün) en sonda Kariye Müzesi olsun. Rum okuluna dik bir yokuştan çıkıldığında epeyce yorulsanız da, bayırın sonunda geldiğinizde sizi Haliç ve Rum okulu manzaralı ve burada bir çok fotoğraf çekme imkanına sahip olacağınızı belirterek sizleri fotoğraflarla baş başa bırakıyorum.  Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere sağlıcakla kalın…