62e091d0 4a6c 4cb0 Bdca F7f51c24e05f

Tarihte bir çok devletin himayesine girmiş, savaşlar yada doğal felaketlere meydan okuyarak günümüze ulaşmayı bilmiş Ankara Kalesi. M.Ö. 2.yy’da Galatlar Ankara’ya geldiklerinde kalenin var olduğu düşünülüyor ve tahminen kale Hitit İmparatorluğu döneminden kalma. Tarihi boyunca Anadolu’nun büyük devletlerinin hepsine kucağını açmış (Galatlar, Roma, Selçuklu, Osmanlı). En önemli onarımlarını da son 3 devlet döneminde geçirmiş. Kalenin yer yer belli bölgelerinin Roman sütunları, lahit veya heykel parçaları ile güçlendirildiğini görebilirsiniz. Aslında bu durum, özellikle Osmanlı döneminde çok kullanılan bir yöntemdi. Doğal felaketler yada savaşlar ile zayıflayan bölgeler, Roma sütunları ile tabiri caiz ise yamalanırdı. Ülkemizde örneklerini bir çok kalede görmeniz mümkündür. Tabii ki Roma döneminde de bu yöntem kullanılmadı değil. Özellikle Ankara Kalesi için konuşacak olursak, 8 ve 9.yy’da istilalar yaşayan kalenin hızlı bir şekilde onarılması adına bu yöntem seçilmiş.

Kaleiçi diye adlandırılan bölge şuan için Ankara’nın en keyif verici yerlerinden biri olduğunu söyleyebiliriz. Çevresinde ve içerisinde bulundurduğu müzeler, kafeteryalar, alışveriş yapabileceğiniz hediyelik eşya dükkanları ile güzel bir ambiyans yakalamış. Kısa ve keyifli bir kaleiçi gezintisinden sonra kaleye tırmandığınızda ise ülkemizin başkenti Ankara’yı ayaklarınızın altında hissedeceksiniz ve müthiş manzaranın keyfini doyasıya çıkaracaksınız. Bir de bizim gibi gün batımında giderseniz!