IMG 2423

Demir Kilise olarak da anılan yapı, tamamiyle demir malzemeden yapılmıştır. Eski ahşap kilise yerine inşa edilmiştir. Bulgarlar 18.yy’dan sonra İstanbul’da nüfus etkilerini göstermeye başlamıştır. Fener Rum Patrikhanesi’ne bağlı olan Bulgarlar kendi dillerinde de ayinler yapılmasını istemişler fakat Fener Rum Patrikhanesinin olumsuz cevabıyla beraber kendilerine ait bir ibadethane açma fikri iyice ayyuka çıkmıştır. 1860-1870’li yıllarda Fener Rum Patriğini dini önder olarak kabul etmeyeceklerini bildirmeleriyle beraber Bulgarlar aforoz edilirler. Dönemin Bulgar Prensi Stefan Bogoridi, dönemin Padişahı Sultan Abdülmecit’ten İstanbul’da bir Bulgar kilisesi yapmak için girişimlere başlamış ve gereken izinleri almıştır. 1898’de açılan Sveti Stefan Kilisesi, Rum Fener Patrikhanesi tarafından uzun yıllar sonra yani 1945 yılında kabul görmüştür. Neo-gotik ve Neo-barok mimarinin fazlasıyla hissedildiği yapı yaklaşık olarak 500 ton ağırlığındadır. Dünyada eşi benzeri olmayan bu yapıyı, Balat’a yolunuz düşerse mutlaka görmelisiniz.