skip to Main Content
Alacahöyük

Çorum’un Alaca ilçesinde bulunan Alacahöyük Anadolu tarihine önemli veriler sunan ve geçmişe ışık tutan önemli ören yerlerinden biridir. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk ulusal kazısı olması açısından da önem arz eden Alacahöyük’de kazı çalışmaları ; 1935 yılında Atatürk’ün emri ile Türk Tarih Kurumu adına , Remzi Oğuz Arık tarafından başlanmıştır. Biraz daha geçmişe gidecek olursak eğer , Alacahöyük 1835 yılında W.Hamilton tarafından keşfedilmiştir. İlk kazılar İstanbul Müzeleri adına Theodor Makridi Bey ile başlamıştır. Günümüzde ise 1997 yılından beri Aykut Çınaroğlu öncülüğünde devam etmektedir.

İçerisinde bir adet müze barındırıyor ve Sfenksli kapıyı geçtikten sonra karşınıza çıkan 2 seçenek (Uzun ve Kısa Tur rotası) birini tercih ederek gezinize başlıyorsunuz. Yapılan kazı çalışmalarında 4 uygarlık katmanına rastlanmıştır. Sırası ile ;
1.katman : Roma , Helenistik , Selçuklu ve Osmanlı (Bu döneme ait çok fazla bulgu yoktur , sebebi ise iskan görmemesinden kaynaklı olması muhtemel.)
2.katman : Evler,sokaklar,su kanalları vb. ayrıca Hitit dönemine tarihlenen Sfenksli kapı (Büyük mabedin anıtsal geçişi olarak yapılmıştır.)
3.katman : Hitit kültürünün kaynağı olarak kabul edilen Hatti Uygarlığı adına önemli veriler içerir. Eski Tunç Çağı hanedanlığa ait mezarlıklar döneme ait önemli bulgulardır.
4.katman : Geç Kalkolitik Çağ yani ana toprak üzerine kurulmuş ilk uygarlık katmanıdır.

Hititler , günümüzden 3500 yıl önce bu topraklarda yaşamıştır. Kullandıkları dil Hititçedir. Çivi ve Hiyeroglif (resim) olmak üzere 2 yazı türü kullanmışlardır. Çivi yazılarında , antlaşmalar , tarihi ve mitolojik metinler yada büyü gibi şeyler vardır. Hiyerogliflerde ise önemli an ve sahneler canlandırılmıştır. Bunun dışında , Hititler feodal bir yapıya sahipti. Vergi vermekle yükümlü kıldığı krallıklar vardı. Kral, başkomutan , başrahip ve yargıç gibi görevleri elinde tutuyordu. Kralın verdiği kararlar “Panku” adı verilen bir soylular meclisi tarafından onaylanıyordu. Kraliçe’de kendine ait bir mühür ile karar verme yetkisine sahipti. Çok tanrılı bir dine mensup olan Hititler’in en önemli tanrıları Fırtına ve Güneş tanrıçasıdır.

Yazımızı bir Hitit tableti ile sonlandıralım ; “Onların eline ekmek ver , hasta olana yardım et , ona ekmek ve su ver. Aç olana ekmek , hastaya merhem , çıplağa giyecek ver.”

Hitit İmparatorluk dönemine tarihlenen Sfenksli Kapı , Hitit çekirdek bölgesinde bulunan , dışa bakan yüzü girişin sağında solunda kabartmalı ortostatlarla süslenmiş tek Hitit İmparatorluk Çağı kapı yapısıdır.

Bölgede yerleşik hayata devam eden dostlarımız 🙂

Hitit kültürüne kaynaklık eden kültürlerin önde geleni olan Hatti Uygarlığının aydınlanmasında çok önemli bir yeri olan “Alacahöyük Tunç Çağı Kral Mezarları”.

Mezarlarda , ölünün başı hep batıya konur ve yüzü de hep güneye bakar. Değerli eşyalar , altın , gümüş ve toprak kaplar mezar içine bırakılmıştır. Güneş kursları ise mezarlara ölü hediyesi olarak bırakılan özgün eserlerdendir.

Dört yanı taşlarla örülmüştür ve dikdörtgen planlıdır. Gömü töreninin ardından ahşap hatıllarla kapatılıp üzeri killi toprak ile sıvanır. Ayrıca tören esnasında kurban edilen hayvan başları ve kemikleri de mezarda yerini almaktadır.

Ülkemizde yer alan bu etkileyici yeri en kısa sürede ziyaret etmeniz dileğiyle . Sevgi ve Arkeoloji ile kalın!

 

Back To Top