10 Gymnasium (3)

Tarihte ünlü Kral yolunun başlangıcı olan ve Lidya devletine başkentlik yapan Sardes, Manisa’nın Salihli ilçesinde yer almaktadır. 3 bin yıllık yerleşimin adı Sart diye geçse de bir çoğumuz burayı Sardes diye telaffuz etmekteyiz. Yunanca da Sardeis, Lidyaca Sfard ve Farsçada Sparda diye telaffuz edilemkteydi. Para basan ilk devlet olarak hayal edilmeyecek kadar zenginlikle özdeşleşen Sardes, ticarette de büyük üne sahipti. Zenginliği bunlarla sınırlı değil Paktolos (Sard) çayının beraberinde getirdiği altın tozları, Lidya birliği için bir yere sahipti. 7 kilometre kuzeyinde bulunan kraliyet Tümülüsleri (Bintepeler) Lidyalıların servet ve gücünün simgesiydi de.  Çıkarılan bu altın tozları altın işleme evlerinde işlenirdi. Sardes antik dünyanın da gelen şehirleri arasındaydı. Şehir, kent planlaması konusunda kusursuz olup, Mezopotamya dışındaki en büyük savunma duvarı ile çevrelenmiştir. Bu önemli ve zengin Lidya şehrinin günümüze kadar gelmiş yapıları ise; Dükkanlar, Kütüphane, Sütunlu cadde, Sinagog, Gymnasium, Hamam, Artemis tapınağı ve altın arıtma evleri vardır.

Sardes antik kentinde bu kadar görkemli kalıntılarla karşılaşacağımı hiç tahmin etmiyordum. Beni en çok büyüleyen Gymnasium olsa da, Sinagog ve Artemis Tapınağı da bir o kadar övgü hak eden yapılar arasında yerini aldı diyebilirim. İlk ticaret yolu olan Roma caddesi, 2500 yılı aşkın süre boyunca doğu-batı yönünde Sardes’den geçen yolların en önemlilerinden biriydi. Şehrin ana kapısına bu yol üzerinden gidilmekteydi. Roma döneminde kentsel yaşamda önemli bir yere sahip olan bu cadde, 12 metre genişliğinde ve mermer bloklarla kaplıydı. Hatta bazı mermer blokların üzerinde yaya ve araç trafiğine ait izlerin görüldüğü gibi, yerel halk tarafından kazınmış grafitiler de bulunmaktadır. Bu cadde üzerinde sıra halinde bulunan Bizans dükkanları, şehrin ticari aktivitelerinin yaşandığı yer olarak da bilinir. Dükkanlar ile gymnasium arasında kalan Latrina yani tuvaletler inşa edilmiş. Bunlar o dönemde kullanılan ilk tuvaletler. 45-50 santimetre aralıklarla oyulmuş tuvaletler, iki düzine insana ayna hizmet verebilmekteymiş. Oturakların altında hamamdan gelen su ile temizlenen derin bir kanal yer almaktır. Burada ayakta duran Dionysos ve giyimli bir kadın heykeli de bulunmuş.

Sardes antik kentine gelindiğinde ilk dikkati çeken ve görkemli bir yapı olan Gymnasium’dur. Arkasında hamam ve termal havuz mevcuttur. Hemen Gymnasium güneyinde Roma imparatorluk döneminden kalan Sinagog vardır. Sütunlu bir giriş avlusu ile bir ana mekandan oluşan Sinagog, yaklaşık bin kişilik kapasiteye sahiptir. Ana kapıdan giriş yaptığınızda yer mozaikleri, çeşme ve çeşme etrafındaki sütunlar sizleri büyülemeyi başarıyor. Ön avlunun ortasında bulunan orijinal mermerden yapılmış vazo görünümlü yapı, cemaatin ayin öncesi ellerini yıkadıkları bir tür çeşme olarak kullanılmış. Yerlere döşenen mozaikler M.S.5. ve M.S.6. Yüzyıllarda döşenmiş. Karmaşık düzen içinde yapılmış olan bu mozaikler, bir tür halıyı andırmaktadır. Günümüze çok iyi korunarak gelmiş olan bu yapı o dönemlerde zengin Musevi cemiyetinin dini merkeziydi. İncil’in vahiy bölümünde, Hristiyanlığın batıya yayılmasında önemli bir yer teşkil ettiğini ve Batı Anadolu’daki 7 kiliseden birinin Sardes olduğu belirtilmiştir.

Antik kentin en dikkat çeken yapısından birisinin Gymnasium olduğunu söylemiştik. Roma hamamlarına geçiş bölümüne yapılan iki katlı yapı M.S.2. yüzyılda imparatoriçe Julia Domna ve oğullarına ithaf edilerek inşa ettirilmiştir. O döneminin kralı Severius tarafından yaptırılan Hamam-Gymnasium kompleksi, kare avlusu, etrafını çevirdiği sütunlar, sütunlar üzerindeki yazıların tamamına yakının korunması ve 23 bin metrekare alanı kaplayan yapısıyla tam bir anıtsal yapı. Mevcutta görülen üç giriş kapısının, ilk evresine ait olmayıp sonradan açılmıştır. Gymnasium’un arkasında birde termal havuz mevcuttur. Palaestradan (Avlu) hamam bölümüne geçişi sağlayan iki katlı ve sütunlu mekan, mermer avlu olarak adlandırılmaktadır. Tipik birer Roma hamamları geleneği Sardes’de de devam etmiş. Soğuk, ılık ve sıcak su odalarında yıkanarak, sohbet ederek, egzersiz yaparak serbest zamanlarını değerlendirmişlerdir.

Sardes antik kentinde ana yolun diğer tarafına içeri doğru ilerlediğinizde dünyanın en büyük ve en iyi korunan tapınaklarından birisi olan Artemis tapınağıyla karşılaşırsınız. Orjinalinde tanrıça Artemis’e ithaf edilen yapı Efes ve Magnesia’daki gibi batıya bakmaktadır. Tapınağın iki sütunu hiç zarar görmeden günümüze kadar gelmiştir. Helenistik dönemde yapımına başlanan tapınağın o dönemde sadece ana binası (cella) bitirilmiştir. Roma dönemiyle yapılan ana oda ikiye bölünmüştür. Doğu tarafa açılan kapı ile de çift ana odalı yapıya dönüştürülmüştür. Büyük bir olasılıkla bu durum Artemis kültü yanında İmparatorluk kültünün yanında yer alması için yapılmış. İç sütunlar kaldırılmış e imparatorlar ile eşlerine ait 8,5 metre boyunda heykeller doğu ana odaya yerleştirilmiştir. Aynı dönemde dış sütunlar yapımına başlanmış ama bitirilememiştir. Ayin ve törenlerin yapıldığı Artemis tapınağı, 800 yıl boyunca kullanılmasına rağmen hiçbir zaman tamamlanamamıştır. Tapınağın bitişiğinde yer alan moloz taştan ve tuğladan yapılmış olan kilise, Artemis tapınağın terk edilmesinden sonra 4.yüzyılda inşa edilerek, 600’lü yılların başına kadar Hristiyan ibadethanesi olarak kullanılmıştır.

Tarihi kütüphanesi ve tarihte bilinen ilk tiyatro kalıntıları da mevcut olup gün yüzüne çıkarılmayı beklemektedir. Sardes’in yaklaşık 5 kilometre kuzeyinde yer alan “ Bin Tepeler” ismiyle anılan yaklaşık 85 tane Tümülüs’ten oluşan ve Lidya kraliyet mezarlığı da sizlerin ziyaretini beklemektedir.

Roma Yolu

Roma caddesi yaklaşık 2500 yılı aşkın bir süre boyunca doğu-batı uzantısında hizmet vermiştir

Roma caddesi üzerinde bulunan sütunlar

Roma caddesi üzerinde bulunan lokanta veya taverna hizmet vermiş yapı

 

Bizans dönemine ait boya dükkanları içerisinde yer alan hac işaretleri

Sütunlu cadde üzerinde yer alan dükkanlar

Latrina Oturakları

Emekleri geçen herkese teşekkürler

Yahudilerin tarihteki üçüncü havrası, sinagogu

Ana salondaki yer mozaikleri

Bizans döneminde, dönemin en önemli piskoposluk merkeziydi

Ana salon 50 metre uzunluğunda, 14 metre genişliğinde olup 1000 kişilik kapasiteye sahiptir

Gymnasium’un mermer avlusu M.S.2.yüzyılda yapılmıştır

ilk görenler Efes’teki Celsus Kütüphanesine benzetse de, dinlenme ve eğlence yeri olan Gymnasium-Hamam kompleksidir

Antreman alanı ve Gymnasium

Gymnasium önünde yer alan bahçedeki sütunlar

Sonradan açılan kapılardan biri

Termal suyla bina ısıtmasını yapan ilk kent Sardes’dir

Gymnasuim arkasında yer alan termal havuz

Orjinalinde tanrıça Artemis’e ithaf edilen yapı Efes ve Magnesia’daki gibi batıya bakmaktadır

 

Tapınağın iki sütunu hiç zarar görmeden günümüze kadar gelmiştir

800 yıl boyunca kullanılmasına rağmen hiçbir zaman tamamlanamamıştır

 

M.S.4.yüzyıl sonunda inşa edilen Kilise